|
SİNİR SİSTEMİ
İnsan beyni bir hayvan beyni ile yapısı ve gelişimi açısından karşılaştırıldığında ilgi çekici bir benzerlik sergiler. Beyin, omurilikten gelişip büyümüş izlenimi verir. Beyinde soğanilik, arka beyin, orta beyin ve ön beyin ayırımı yapılmaktadır. Balıklarda ön beyinin hayli geliştiği, arka ve orta beyinin görev ve işlevlerinin çoğunu yüklendiği görülür. Beynin başkaca bir bölümünün gelişmesi, sahibi olan canlı için karmaşık sorunlar yaratır. Doğa da bunun farkına vararak özellikle ön beyinin gelişimini desteklemiştir, canlıların çoğunda ön beyin duyu organlarını birleştirme ve işletme merkezi olarak önem kazanmaktadır. Ayrıca, genişlemek için, ön beyinin konumu, arka ve orta beyinden daha fazla uygun yere sahiptir. Evrimdeki ön beyin, insanda başlıca ağır dört lobda gelişerek, beyinin 5/6'sını kaplar. Beyinin evrimi boyunca beyin dokuları, ön beyinden dışarı doğru taşmıştır. Pallium veya kodeks (bozmadde) denilen bu dokular, beyinin en gelişkin kısımlarıdır. Korteksin gelişimi sonucu, cevizdekine benzer yarıklar Oluşmuştur. Bir beyinin evrimindeki gelişimi inceleme konusu olarak seçilecekse, dokuların niteliğinden çok korteksin incelenmesi gerekir. İnsan korteks dokusunun kalınlığı 3 milimetreden biraz fazla olmasına karşılık, tüm kıvrımları açıldığı zaman ikibuçuk metrekare kadar bir alana yayılır. Korteksin altında beyin dokusuna giden ve gelen sayısız kanal ve bağlantı dokuları örgüsü yerleşiktir. Memeli hayvanlarda korteksin yerini neokorteks adı verilen ve daha gelişkin bir bozmadde almaktadır. İnsanlarda korteks üst bölümdeki asıl beyini (Cerebrum) kaplamaktadır. Ön beyinden orta beyine uzandığı, talamus ile hipotalamusu içerdiği gözlenmektedir Cerebrum bölümü, insanın bütün üst ve en üst düzey çalışmalarının, duyu uyarımlarının, düşüncelerinin ve hafızasının merkezidir. Beyin ve omurilik, beyin zarları adı verilen üç örtücü zar ile (Meninges) kaplıdır. En dışta yerleşik zar en kalın olanıdır. Orta ve iç zarlar beyin ve omuriliğe yapışıktır. İç ve orta zarlar arasında beyin karıncıklarını birleştiren beyin-omurilik sıvısı bulunmaktadır. Bu sıvının işlevleri arasında en önemlisi beyni sadmelere karşı korumaktır. Yine bu sıvının incelenmesiyle beyin hastalıklarının teşhisinde yararlı bir dizi veri sağlanabilir. Sıvı, beyin karıncıklarının duvarında yerleşik ağsı kılcal damar sistemince salgılanır. Cerebrum, iki yarımküreye ve dört lob'a ayrılır: Frontal lob: Bu lob, başın ön bölümünde yer almakta ve motor lob adıyla da tanınmaktadır. Kas hareketlerini denetleyen temel motor bölge, lobun arkasına doğru uzanan dar bir korteks şerididir, sağ ve sol alın loblarının yan taraflarından başlar, iki yarımküre arasındaki yarıkta sonlanır. Vücudun her bir bölgesi bu şeridin bir bölümüne bağlıdır, bunun kanıtı, bu şeritteki herhangi bir bölgenin elektriksel uyarımının ilgili olduğu kas bölgesinde uyardığı tepkidir. Motor şeridin kısımları, denetledikleri vücut bölgelerinin büyüklüğüyle orantılı değildir. El ve parmakları yönlendiren bölümün kol, bacak ve vücudun bağlı bulunduğu kısım kadar büyüklükte olması, el becerilerinin gelişkinliğine neden olmaktadır. Motor şeridin önünde ön motor bölge yerleşiktir. Bu bölümün uyarılması belirli bir kasın hareketine değil, vücudun ilgili kısmının koordinasyonlu hareketler dizisine neden olur. Bu olgu, motor bölgenin hareketlerde kesinlik sağladığı, ön motor bölgesinin ise genel denetim ve koordinasyon görevini üstlendiğini kanıtlar. Alın korteksinin geri kalan büyük bir bölümünün işlevleri üzerine henüz tam aydınlanmış değiliz. Sessiz bölge adı verilen bu kısımdan ameliyatla büyük parçalar alındığında bile hastada hemen hiçbir değişiklik görülmeyebilir. Motor bölgedeki en ufak hasar ise felce yol açmaktadır. Parietal lob: Bu lob, frontal lobdan derin bir yarıkla ayrılmıştır. Ön tarafta yerleşik ince bir şeridi motor şeride birleşiktir. Duvar lob adıyla da anılan bu lob duyu merkezidir. Parietal lob'un şeridinin vücudun bölgelerine bağlantılarının sırası motor şeritteki sırayı izler. Temporal lob: Kulaklara en yakın bu lob, şakak lobu olarak da anılmaktadır. İşitme duyusu ile ilgili olan bu lob, kulaktan gelen uyarımları algılar. Temporal lobun hafıza ile ilgili olduğu düşünülmekteyse de kesinlik kazanmamıştır. Oksipital lob: Artkafa lobu olarak da tanınan bu lob görme duyusuyla bağlantılıdır. İnsan beyninin sağ yarımküresi vücudun sol tarafına, sol yarımküresi de sağ tarafına etki yaptığından, bu lobun hangi yarısı zedelenirse o tarafın karşıtı gözün körleşme olasılığı vardır. Zedelenen korteks olduğu için gözün ağtabakası ışığa duyarlığını sürdürse bile görüntünün beyinde algılanması ve yorumlanması olanaksızlasın Beyinin diğer parçaları ve işlevleri ise şunlardır: Orta beyin: Kısa ve dar yapılanmış olan orta beyin gözün ağtabakasından gelen uyarımların ve görme reflekslerinin merkezidir. Orta beyin kütlesinin büyük bir bölümü diğer bölgelerden gelen ve yine bu bölgelere uzanan dokulardan oluşmaktadır. Köprüler: Orta beyinin altında yerleşik köprüler (Pons) doku yollarıdır. Omurilik soğancığı: Medulla oblongata veya Bulbus adıyla da tanınan omurilik soğancığı, omuriliğin genişlediği ve beynin başladığı nokta olarak bilinmekte, sinir dokularına geçit oluşturmasıyla önem kazanmaktadır. Beyincik: Diğer adı Cerebellum olan bu bölüm, orta beyinin, köprüler ve omurilik soğancığının arka bölümlerinin altında yerleşiktir. İç kulakla bağıntılı olan beyincik özellikle bir hareketi oluşturan birçok kasın çalışmasının koordinasyonunu sağlamakla görevlidir. Bu bölümün yapısal bozukluk gösterdiği veya hasarlandığı kişiler sarsak hareketler yapar ve koordinasyon sağlayamazlar. . Beyin faaliyetlerinde adı sık sık geçen Talamus, ana beyinin (Cerebrum) beyin sapına ve omuriliği bağlanmasında, orta beyin ile birlikte rol oynar. Her türlü acı ve bazı duygusal algılamaların Talamus'ta gerçekleştiği bilinmektedir. Hipotalamus: Kafatası tabanında yer alan ara beyin'in bir parçası olan Hipotalamus, hemen altında yerleşik hipofiz bezini, kan damarları, sinir yolları ile hipofiz bezine taşınan maddeler aracılığında etkiler. Bu açıdan incelenecek olursa Hipotalamus gerçek bir hormon bezi olarak nitelendirilebilirse de genelde bu niteliğe layık görülmez. Genellikle bir beyin yarımküresinin diğerine oranla daha çok geliştiği gözlenir. Bu olgu, insanın ilgili taraftaki organlarını daha üstün beceriyle kullanmalarıyla sonuçlanır. Sol elini kullanan kişilerde beyinin sağ yarısı gelişmiştir. Bazı kişiler, örneğin Leonardo da Vinci, bu kuralın istisnasıdır. Leonardo, aynı anda, iki eliyle yazı yazabilirdi. Üstelik, sağ ve sol eliyle iki apayrı konuyu, ancak aynaya tutularak okunabilecek şekilde yazmayı becermekteydi. İstisnalar dışında kural, özellikle yazı yazmak söz konusu olduğunda, yalnızca bir tek tarafla düzgün, okunabilir yazı yazabilineceğidir. Beyinde yerleşik motor korteks demetleri, duysal korteks de duysal demetlerin uçlarını kapsar. Duysal korteks eller, dil, dudaklar gibi duyarlı organlarla ilgilidir. Korteksin diğer kısımları, örneğin görme ve duyma, el ve göz koordinasyonundan sorumludur. Kişilik, karakter gibi niteliklerin merkezleri ise prefrontal korteks tarafından içerilmiştir. Konuşma merkezi motor merkeze yakındır ve yine bu merkezde konuşma ile ilgili tüm organların (gırtlak, yutak, dudak gibi) hareketlerine ilişkin veriler saklanmaktadır. Konuşma merkezi zarar görürse motor işlevlerde de bunun etkilerinin görülmesi doğaldır. Beyin korteksi altında yerleşik beyaz maddede duyuların ve belleğin yanı şıra henüz sırrını çözemediğimiz, özel işlevleri olan bir dizi merkez daha bulunması olasıdır.
Vücudumuzu saran sinir ağının sinirlerinden, baş organlarına uzanan 12 kafa siniri dışında kalan çoğunluğu, merkez sinir sisteminden omurilik yoluyla çıkar. Omurilik (Medulla Spinalis) yaklaşık 1 cm. kalınlığındadır ve sinir dokusundan oluşmuş ilik yapılıdır. Omurilik, omurga kanalının üst bölümünde yerleşiktir. İskelet bölümünde incelenmiş bulunan omurga kanalı boyunca uzanan omuriliğin boyu normal yapılı bir yetişkende 45 cm'e kadar çıkabilir. Omuriliğin kalınlığı ise iki noktada değişim gösterir: 3. boyun omuruyla 2. sırt omuru arasında ve 10. sırt omuruyla 2. bel omuru arasında omurilik daha kalındır. Genel görünümü aşağıya doğru incelen omurilik, üç kat zar ile de korunmaktadır. Zarlar, beyin-omurilik sıvısını ve omuriliği çevrelemektedir. Omuriliğin temel görevi, dürtülerin iletimi ile refleksler ve dokulara sinir uzantıları sağlanmasıdır. Omurilikteki sinir dokusu genel sinir dokusu özelliklerine benzemekle birlikte, beyinde görülen bir düzenin tersi omurilikte söz konusudur: Merkez sinir sistemindeki hücre gövdeleri akrnaddeyi, uzantıları da bozmaddeyi oluşturur, ters olan nokta, omurilikte bozmaddenin merkezdeki çekirdeği, akmaddenin de bunu çevreleyen dokuyu oluşturmasıdır.
Kesitine incelendiğinde bozmaddenln, ortada yerleşik ve merkez kanal adı verilen küçük bir kanal boşluğunu, kelebek biçiminde çevrelediği görülür. Kelebek şeklinin ön iki çıkıntısına ön boynuzlar, arkadaki iki çıkıntısına ise arka boynuzlar adı verilir. Ön boynuzlarda motor hücreler, arka boynuzlarda ise duysal hücreler yerleşmiştir. Göğüs bölgesindeki kelebeksi şekilde ayırdedilen, enlemesine konumlu, yan boynuzlar ise istem dışı sinir sisteminin bir bölümünü oluşturan motor hücreleri barındırır. Akmadde, içerdiği sinir lifleriyle, omurilik ve beyinin karşılıklı bağlantısını sağlar. Burada en önemli nokta, duysal uyarı sinyallerini beyine taşıyan liflerin bulunduğu demetlerden, ön boynuzdaki motor hücrelerine motor korteksin dürtüsünü götüren lif demetinin bulunduğu Piramidal noktadır. Ayak tabanının altına boylamasına sert bir nesne sürüldüğünde taban refleksi görülmeli, başparmak aşağıya doğru kıvrılmalıdır. Piramidal yolda bir bozukluk varsa, baş parmak yukarıya doğru kıvrılır. Piramidal yoldaki hasar veya bozukluktan etkilenen sinir liflerinin bağıntılı olduğu kaslar, refleks uyarımına normalden fazla cevap verirler. Piramidal yol lifleri, soğanilikte çaprazlaşarak beyine ulaşmaktadır. Omurga sinirler: omuriliğin sağ ve sol taraflarından çift olarak çıkarlar ve iki omur arasındaki boşluklardan geçerek omurgayı terkederler. Omurga sinir çiftinin çıktığı her kısma segman adı verilir. Omurga, omurilikten daha uzun olduğundan ötürü alt bölümdeki sinir lifleri demetinin içinden çıkacakları omurlararası deliğe varmadan önce biraz aşağıya doğru yönelmeleri gereklidir. Bunlar, omuriliğin alt kısmında, beyin-omurilik sıvısıyla çevrili, at kuyruğu (cauda equlna) adlı bir lif demeti ofuştururr Beyin-omurilik sıvısının incelenmesi İçin hekimce sokulacak içi boş bir iğne için en uygun giriş noktası omurganın bu bölümündedir. Diğer noktalarda zedeleyici etki yapabilecek iğne, burada liflerin çok sert olmasından ötürü herhangi bir sakınca doğurmaz.
|
KULAK BURUN BOĞAZ HASTALIKLARI BÖBREK VE İDRAR YOLLARI HASTALIKLARI
|